acve
vahdet

Namaz Dosdoğru Nasıl Kılınır?

Namaz Dosdoğru Nasıl Kılınır?
Paylaş
2015-01-22 10:57:33
Hurma
Namazı dosdoğru kılabilmek ve namazın bizi Ankebut suresinin 45. ayetinde ifade edilen kötülük ve haramlardan alıkoyabilmesi için Hz. Peygamberin öğrettiği şekilde, şartlarına, rükünlerine, vaciplerine ve tadil-i erkânına uymamız gerekir.
Aksi takdirde o namaz dosdoğru kılınmış olmaz. Farzlar bilerek veya unutularak, vacipler bilerek terk edilirse o namaz geçerli olmaz, yeniden kılınması gerekir. Sünnetler bilerek terk edilirse Hz. Peygambere uyulmamış ve namazın sevabından eksiltilmiş olur. Hakkıyla kılınmayan bir namaz hayatımıza etki etmez, bizi haram ve günahlardan korumaz. Peygamberimizin, özenerek ve hakkını vererek şart ve erkânına uygun kılmadığı için bir sahabîye namazı yeniden kıldırmıştır. Sahabeden Ebu Hureyre  anlatıyor:

“Resulüllah(s.a.v) Mescide girdi. Hemen akabinde bir adam da Mescide girdi ve namaz kıldı sonra gelip Hz. Peygambere selam verdi. Hz Peygamber selamı aldı ve adama,

– ‘Dön namazını tekrar kıl, çünkü sen namaz kılmadın’ dedi. Adam döndü daha önce kıldığı gibi namaz kıldı, sonra geldi ve Hz. Peygambere selam verdi. Hz. Peygamber ‘selam senin üzerine olsun’ dedi ve sonra adama,

- ‘Dön namazı yeniden kıl, çünkü sen namaz kılmadın’ dedi. Adam üç defa bu şekilde yeniden namaz kıldı. Üçüncü defadan sonra adam,

– ‘Ey Allah’ın elçisi! Seni hak olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki bundan daha güzelini yapamam, bana namazı öğret’ dedi. Hz. Peygamber bu zata namazı şöyle anlattı:

– ‘Namaza kalktığın zaman tekbir al, sonra Kur’ân’dan sana kolay olanı oku, sonra rükûya eğil, rükûda bütün uzuvların hareketsiz oluncaya kadar kal, sonra rükûdan dimdik olacak şekilde tam doğrul, sonra secde yap, secdede bütün uzuvların hareketsiz oluncaya kadar kal, sonra secdeden kalk ve iki secde arasında bütün uzuvların hareketsiz oluncaya kadar otur. Namazın bütün rükünlerini böyle yap.’ “

(Müslim, Salât, 45.)

Ebu Hureyre’den yapılan aynı konu ile ilgili diğer bir rivayette Peygamberimiz namazı tarife şu cümle ile başlamıştır:

“Namazı kılmaya kalktığın zaman güzelce abdest al, kıbleye yönel ve tekbir al.”

(Müslim, Salât, 46.)

Makbul bir namaz; ihlâs ve huşu ile şartlarına, rükünlerine, vaciplerine ve sünnetlerine uygun olarak şu şekilde kılınır:

I. NAMAZ İHLÂS İLE KILINMALIDIR

“Namazda ihlâs” namazı Allah için kılmak, bunun dışında bir niyet taşımamaktır. İbadetleri ihlâs ile yapmak birçok ayette emredilmektedir:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

“Halbuki onlara, dini Allah’a has kılarak, Hakk’a yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı dosdoğru kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.”

(Beyyine Suresi, 5. ayet) 

II. NAMAZ HUŞU İLE KILINMALIDIR

Yüce Allah, Kur’ân’da müminlerin namazlarını huşu ile kıldıklarını bildirmektedir:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

“Müminler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir. Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.”

(Müminun Suresi, 1-2. ayet)

“Namazda huşu”,  namazı şekil şartları ile birlikte içten gelerek, Allah’a derin saygı duyarak, kemal-i edep, vecd ve aşk ile kılmaktır. Bunun dış yönü, namazda beden ve uzuvlarımızın sükûnet içinde olması, gözlerimizin secde yerine bakıp, sağa sola yönelmemesi, iç yönü zihinden ve gönülden ibadetle bağdaşmayan düşüncelerin atılması ve namazın sadece Allah rızası için kılınmasıdır. 

III. NAMAZIN FARZLARI VE VACİPLERİ EKSİKSİZ YERİNE GETİRİLMELİDİR

Farz, mutlaka yapılması gereken görevlerdir. Namazın farzları, şart ve rükün olmak üzere iki kısma ayrılır. “Şart”, namaza başlamadan önce yapılması gerekenler, “rükün”  ise namazın kılınması esnasında yapılanlardır. Namazın şart ve rükünlerinden biri bilerek veya unutularak terk edilirse namaz geçerli olmaz. Sehiv secdesi ile telafi edilmez, o namazın yeniden kılınması gerekir.

Vacip, kesin olmayan bir delil ile yapılması istenilen görevlerdir. Vacip olan görevleri yapan Müslüman, sevap kazanır, kasıtlı terk eden ise günahkâr olur. Namazda vacip olan bir görev kasıtlı olarak terk edilirse iadesi, yanılarak terk edilirse sehiv secdesi gerekir.

Sünnet, farz ve vaciplerin dışında yapılan diğer görevlerdir. Sünnetler kasıtlı olarak terk edilirse günah olmaz ancak namazın sevabından eksilme olur.

DOÇ.DR. İsmail KARAGÖZ

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

“Sabah namazının iki rekât sünneti dünyadan ve dünyada var olan şeylerden daha hayırlıdır.” (Müslim, Misâfirîn, 96, 97; Tirmizî, Salât, 190)

“Öğle namazının farzından önce dört rekât sünneti terk eden kimse şefaatime nail olmaz.” (bk. İbn Abidin, a.e., 2/14)

“İkindi namazından önce dört rekat namaz kılan kimseye Allah rahmet etsin” (Tirmizî, Salât, 301).

 “Hz. Peygamber, yatsıdan önce dört rekat namaz kılardı.” (Zeylaî, Nasbur Raye, II, 145 vd.eş-Şevkânî, Neylü’l-evtar, III, 18).

İLİM - İRFAN

Ebubekir Sifil Hoca İslamoğlu’nu ele alıyor

Ebubekir Sifil Hoca İslamoğlu’nu ele alıyor ''İslamoğlu çok konuşuyor, çok yazıyor, çok şey söylüyor; ama dile getirdiği hakikatlerin hiç birisi yeni d...

Rukye tedavisi

Rukye tedavisi İnsan dünyaya gelişinden itibaren imtihan süreci işlemektedir. İnsanın dünya yaşamında karşılaştığı en büyük imtiha...

Hurma
İletişim: | VAHDET HABER © 2010-2016 Tüm Hakları Saklıdır. | Yöresel Pazarı